Kadınlar 'tecavüzcü' Çitili Diyarbakır'da istemiyor, Diyarbakır Haberleri, İlçe ve Spor Haberleri, Güneydoğu Bölge Haberleri,Diyarbakır
banner197

Kadınlar 'tecavüzcü' Çitili Diyarbakır'da istemiyor

Kürdistan'da gerçekleştirilen katliam ve tecavüzlerin faili olarak yargılanan Musa Çitil'in son YAŞ toplantısında terfi ettirilerek Diyarbakır'a atanmasına tepki gösteren kadınlar, yapılan terfinin devreye konulan savaş konseptinden bağımsız olmadığını belirtti.

Kadınlar 'tecavüzcü' Çitili Diyarbakır'da istemiyor
 Kürdistan'da gerçekleştirilen katliam ve tecavüzlerin faili olarak yargılanan Musa Çitil'in son YAŞ toplantısında terfi ettirilerek Diyarbakır'a atanmasına tepki gösteren kadınlar, yapılan terfinin devreye konulan savaş konseptinden bağımsız olmadığını belirtti.

Cezalandırılması gerekirken Çitil'in ödüllendirildiğini ifade eden kadınlar, "Çitil tecavüzcüdür bu durum bizim açımızdan nettir. Bunu kabul etmiyoruz. Buna karşı mücadele edeceğiz" dedi.

Kürdistan'da 1990'lı yıllarda Kürt halkının özgürlük taleplerini bastırmak amacıyla yürütülen savaş politikalarının uygulayıcılarından biri olan ve Mardin'in Derik ilçesinde Jandarma Karakol Komutanı iken 13 köylünün katledilmesi, "Irza geçme" ve "Kötü muameleden yargılanan Musa Çitil'in YAŞ'ta terfi ettirilerek Diyarbakır Bölge Komutanı olarak atanmasına kadınlardan tepki geldi. DTK Eşbaşkanı Selma Irmak, 7 Haziran genel seçimlerinde kullanılan oyları neredeyse yok sayan bir tutum sergileyen geçici AKP hükümetinin savaş kararı aldığını söyledi. Hükümetin denenmiş yollarla sonuç almaya çalıştığı bir sürece girildiğini vurgulayan Irmak, "Savaş pratiklerine bakalım şimdi. Sokak ortasında infazlar, faili meçhul cinayetler yaşanıyor. Kürdistan'daki valilerin OHAL valisi gibi davrandıklarını biliyoruz. Bunu en iyi uygulayanlardan biri de Şırnak Valisi. Hem cenazelerin verilmemesi hem de Silopi'deki olaylar. Bunu merkezden ayrı düşünmek saflık olur. Musa Çitil'in de bu bağlamda buraya gönderilmesi bunu gösterir" dedi. 

Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde bir özel timin "Bu devlet size ne yaptı?" diyerek Kürt işçilere yönelik hakaret ve tehditlerde bulunduğu görüntülere değinen Irmak, bu sözleri her alanda duyduklarını ve Çitil'in terfisinin bu düşüncenin bir halkası olduğunu söyledi. "Ama hesaba katmadıkları bir şey var. Bu halk eski gibi değil" diyen Irmak, "Türk halkı da savaşa tepki gösteriyor, kabul etmiyor. DTK'da bunun çağrısını yaptık, topyekün savaşa topyekün direnişle karşı çıkabiliriz. Eğer katliamlar yapılacaksa bu halk çözümsüz değil, kendi çözümünü oluşturur" diye belirtti.


Terfi ettirmek için beraat ettirdiler

Çitil'in Kürdistan'a atanmasına tepki gösteren HDK Eş Sözcüsü Sebahat Tuncel de, Çitil'in 13 köylüyü öldürmekle yargılandığı davadaki bir tanıklığını anlatarak, köylülerin avukatları hâkime, "Siz bunu Yüksek Askeri Şura (YAŞ)'ta terfi alsın diye beraat ettiriyorsunuz" dediğini ancak o zaman yapmadıkları terfiyi, son YAŞ toplantısında yaptıklarını kaydetti. Bu atama ile birlikte Kürdistan halkına, 1990'lı yılların hatırlatıldığını aktaran Tuncel, iktidara gelirken barış mesajları verenlerin şimdi Kürdistan halkını tehdit ettiğini ifade etti. "Çitil'i buraya göndererek 'faili meçhul' cinayetleri, taciz ve tecavüzleri hatırlatıyorlar" diyen Tuncel, bunun kabul edilebilinir bir durum olmadığına dikkat çekerek, " Savaşın en büyük mağduru biz kadınlarız. Sadece çocuklarını yitirmiyorlar. Kadınların yaşamı derinden sarsılıyor. Bu nedenle kadınlar daha fazla ses çıkarmalı" dedi. 

'Bu zihniyetle mücadele etmek Müslümanlık görevidir'

Demokratik İslam Kongresi Şurası üyesi Sühelya İncil de, Tuncel ve Irmak gibi Çitil'in atamasına tepki gösterenlerden. Çitil'in Terfinin imha ve inkar politikasının bir parçası olduğunu belirten İncil, şunları aktardı: "Biz kadınlar olarak bu tacizcinin göreve başlamaması için mücadele edeceğiz. Bunlara karşı bu zihniyetlere karşı mücadele etmek hem insani görevdir hem de Müslümanlık görevleridir." 

KJA üyesi Gülcan Şimşek de, Çitil'in Kürdistan'a gönderilmesinin savaş konsepti ile alakalı olduğunu ifade ederek, "Bugün sonuçta Kürdistan'da devam eden bir savaş var. Kadınlar savaş istemiyoruz dedikleri sürece savaşı isteyenler kendisini dayatıyor" dedi. Halkı müzakereden savaşa çekmeye çalışan bir zihniyetle karşı karşıya kalındığını belirten Şimşek, "Biz kadınlar olarak buna karşı mücadele etmeliyiz, susmuyoruz. Kadınlar olarak biz de bölgede savaş olsun istemiyoruz. Bu terfi hem kadınlar nezdinde hem barış isteyenler nezdinde kabul edilebilir değil" diye konuştu. 

'Cezalandırılması gerekirken ödüllendirdiler'

DBP Yerel Yönetimler Kadın Sözcüsü Olcay Kanlıbaş da, "derin devlet" denilen sürecin başladığını ve Çitil'in Diyarbakır'a atanmasının tesadüf olmadığını belirterek, "Çitil tecavüzcüdür bu durum bizim açımızdan nettir. Buraya atanmasını da savaş konseptinin parçası olarak değerlendiriyoruz. Biz Diyarbakırlı kadınlar olarak cezalandırılması gerekirken ödüllendirildiğini görüyoruz. Bunu kabul etmiyoruz. Biz buna karşı mücadele edeceğiz bu yönlü mücadele edeceğiz" dedi. 

Kaynak : Diha
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner79

banner154