Mezhar Aktaş: Asimilasyon Hala Sürüyor ve Biz Bunun Farkındayız

Ferzat Kemanger Eğitim Destek Evi'nin Müdürü Mezhar Aktaş, eğitim ile ilgili asimilasyonun hala sürdüğünü ve bunun pek çok kişi tarafından gözlenemediğini belirtti.

Mezhar Aktaş: Asimilasyon Hala Sürüyor ve Biz Bunun Farkındayız
 Ferzat Kemanger Eğitim Destek Evi'nin Müdürü Mezhar Aktaş, eğitim ile ilgili asimilasyonun hala sürdüğünü ve bunun pek çok kişi tarafından gözlenemediğini belirtti.

Türkiye'de açılan ilk Kürtçe okul olma özelliğini taşıyan ve ismini İran rejimi tarafından idam edilen Ferzat Kemanger Eğitim Destek Evi'nin Müdürü Mezhar Aktaş, eğitim ile ilgili asimilasyon hala sürdüğünü ve bunun pek çok kişi tarafından gözlenemediğini belirterek, "Bu durum asimilasyona uğradığının farkına varmış olan bizleri çok acıtıyor. Gerçekten, Kürtlerin bir kimliğinin olduğunun bilincine varan bizler bunu çok iyi anlıyoruz. Bu bizim çok zorumuza gidiyor" dedi.

Dünyanın her yerinde binlerce dil, hakim devlet politikaları nedeniyle zaman içerisinde doğal seyirlerine devam edemezken, yeni kuşaklara aktarılamayan diller de benzer şekilde kaybolmakla yüz yüze kalıyor.

Egemen dillerin kullanıldığı ve bu yönlü uygulamalara sevk edildiği topluluklarda, diğer dillerin kayboluş süreci, kendiliğinden gelişen bir süreç olarak işliyor. Türkiye'de de, Cumhuriyet tarihiyle beraber yasaklanan Kürtçe ile kuşaktan kuşağa aktarılmasının önünü kesilerek asimilasyon devreye konuldu.

"Bir Halk Diliyle Vardır"

Asimilasyonun nerelerde geliştiğini birkaç örnekle tanımlayan Ferzat Kemanger Eğitim Destek Evi'nin Müdürü Mezhar Aktaş, özellikle siyasetçilerin halkın arasında kendi anadilleriyle konuşmamalarını eleştirdi. Kürt folkloru, kültürü ve geleneklerine ilişkin bilgilendirmelerde bulundu. Bir halkın kültürün diliyle var olduğunu ifade eden Aktaş, dillerle birlikte kültürlerin de zamanla yok olduğuna dikkat çekti.

"Eğitimle İlgili Asimilasyon Hala Sürmekte"

Kürt halkının kültürel zenginliğe sahip bir halk olduğunu söyleyen Aktaş, herkesin kendi diline ve kültürel zenginliklerine sahip çıkmasını istedi. "Eğitim ile ilgili asimilasyon hala sürmekte ve bu gözden kaybolmaktadır" diyen Mezhar Aktaş sözlerini şu ifadelerle sürdürüyor:

"Bu durum asimilasyona uğradığının farkına varmış olan bizleri çok acıtıyor Gerçekten, Kürtlerin bir kimliğinin olduğunun bilincine varan bizler bunu çok iyi anlıyoruz. Bu bizim çok zorumuza gidiyor. Dili bu güne kadar getirenler kendi çabalarıyla bu güne kadar getirmişlerdir. Hiç kimsenin, hele hele devletin imha ve inkar politikasına aksi bu mücadele eden insanların vardır ve bunlar bilinçli veya bilinçsizdi. Mesela, bizim burada kareçi dediğimiz insanlar vardır. Ekmeklerini düğünlerde, govendlerde kazanan insanlarımız. Kareçilerimizin bütün şarkıları Kürtçe idi ve düğün ve govendlerde bunu ispatlamışlardır"

"'Eşeğim' Yaftası Kimse Unutmadı"

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı'nın Türkçeyi zorla vermediklerini ifade ederken kullandığı "Teneffüste Güreşirken öğrendiler" sözlerini çok lakayt bir yaklaşım olarak değerlendiren Ferzat Kemanger Eğitim Destek Evi'nin Müdürü Mezhar Aktaş şunları söyledi:

"Gülerek geçiyorum. Kendi tarihlerine baksınlar, 1924'ten bu yana süren isyanlar, o başkaldırıların sebebi neydi. Bu halkın inkarı değimliydi. Bir eğitimci olarak biz ilkokula başladığımızda bir kol vardı. Bu eğitsel kollardan biri ismi; Kürtçe Başkanıydı. Kürtçe konuşanları cezalandırırlardı ve o cezalandırma nasıldı biliyor musunuz? Sadece böyle dayak atarak değil, onu kendinden nefret ettirecek bir şekilde, arkadaşlarında 'Eşşeğim' yaftası yapıştırırlardı ya da sınıfta tek ayak üzerinde bekletilir ve gelip geçen onunla alay ederdi. Bunları kimse unutmadı. Bu ve 1964'e kadar yasalarda Kürtçe yasaktı. 1964'te Kürtçe yasağı uygulamada kalktı. Tabi köylerde kırsalda kolcular yoktu fakat şehirde vardılar. Bu konuşanları 25 kuruş ceza verirlerdi.

Parasını Peşin Verdi ve Kürtçe Konuştu

Çok meşhur bir isim ve olay vardır. Seydaye Mele Abdullahe Timoke'ye de anmak istiyorum. Seyda bir gün Siirt'te gidiyor ve orada Kürtçe konuştuğunda kolcular hemen onu yakalayıp mahkemeye götürüyorlar. Mahkeme ona 25 kuruş ceza veriyor. O 5 lira verip, 'ben akşama kadar doya doya Kürtçe konuşacağım' diyor. Şimdi bu ne demektir sözde Bakan olmuş ama insaflı olmak lazım. Böyle bir şey olur mu?

"Kürt Halkı Allah'ın Yarattığı İnsanlardan Değil Mi?"

Sayın Cumhurbaşkanının Avrupa'da Almanya'da Türklere hitaben, "Dilinizi kullanınız yoksa asimile olursunuz?" diyor ancak Türkiye'ye döndüğünde 'tek dil' demesinin karşılığıni değerlendiren Mezhar Aktaş, "Sayın Cumhurbaşkanı, Başbakan iken de orada asimilasyonu dile getirmişti ve Türkler için bu dikkat ediciydi. Bu sözleri anlamak lazım doğru söylemiştir ancak bu ne yaman çelişki anne. Neden? "Kürt halkı benim kardeşimdir" diyor Sayın Cumhurbaşkanı, sen kardeşine bu şekilde mi yaklaşıyorsun. Eğitim dili olarak kesinlikle yanıma gelmeyin diyor Sayın Cumhurbaşkanı, binlerle ifade edilirse, hatta birlerle ifade edilirse bile bu haktır ve senin bu hakkı vermen lazım.

Eğer haktan hukuktan bahsediyorsak bu böyledir. Bir felsefe vardır, bir insanı yok eden bütün insanlığı yok etmiştir. Bir insanı kazanan bütün insanlığı kazanmış olur. Kürt halkı Allah'ın yarattığı insanlardan değil mi? Çok zoruma gidiyor ve Sayın Cumhurbaşkanının bu sözlerini pek bir anlam veremiyorum. Bu samimiyetsizliğini de burada diline karıştırıyor. Mademki İslam ümmetinden bahsediyorsun, İslam ümmetinde dil, din, ırk ayrımı kesinlikle yoktur. Peki, kardeşim, Türkçeyi neden en iyi dil, en üstün dil olarak kabul ediyorsun. Yanında yaşayan ister, Çingene, Kürt, Laz olsun, Çerkez olsun hepsine eşit olarak yaklaşmalısın, adaletli olarak yaklaşmalısın"


Dil politikasıyla ilgili gelişmelerin ve siyasetin yeterli olmadığını anlatan Aktaş, Kürk dilinin düştüğü bu durumdan herkesin hatalarının bulunduğunu belirterek şöyle dedi:

"Geç fark edilmedi bu taa Celalet Ali Bedirhan'dan beri bu bilinç ve uyanış var. Fakat maalesef bizim hareketimiz Türk soluyla birlikte hareket ederek sözde enternasyonali savunurken kendi ana dilinden uzaklaşmaya başladılar ve bütün eğitim çalışmalarını hep Türkçe yaptılar. Bunu bir mazeret olarak değil de, 'Efendim kitaplar yoktu, kaynak kitap olarak yoktu' bunlar pek gerçekçi değildir. Hiç olmazsa bile günlük hayattaki konuşmalarını bile yapmış olsalardı, bugünkü dilimizin düşürüldüğü durum bu olmayacaktı ve daha iyi bir durum sergilenecekti.

"Zazaca da Eğitim Dili Olacak"

Şimdi yapmamız gereken, okul açılmış defakto olarak yüzde yüz Kürtçe eğitim veren müfredatı da açık 6 dersten oluşan ve bu 6 dersten saf Kürtçeden oluşuyor. Ama şunu da belirteyim ki bizimde eksikliğimiz var.

Burada birlikte yaşadığımız Zaza vatandaşımız var. Onların lehçelerini de, mesela sadece Kürmanci lehçesinde okul eğitim öğretim görmektedir. Fakat yakın zamanda Zazacanın da burada birlikte eğitim dili olmasını öngörüyoruz, umarız bunu başarırız. Hep Celadet Alî Bedirxan'dan hep bahsettim. O dönemde Hawar Dergisi'ni çıkardığında Şam'da sadece Kürmanci lehçesine yer vermemiştir hem Zazaca hem de Soranice lehçelerine orada yer vermiştir.

Her Sene Yeni Sınıf Ekleme Planı

Toplamda 100 kişiyi bulan üç grup öğrencinin bulunduğu okulda, hepsi birinci sınıf öğrencisi olduğunu belirten Aktaş, planlarının ise her sene yeni bir sınıf ekleme olduğunu belirterek, "Şu anda okul mevcudumuz 100 öğrencidir. Zaten amaçlanan ve kapasite de budur. 100'ün üzerine öğrencimiz çıktı. Fakat önümüzdeki dönemde ancak 200 yapabiliriz. Çünkü 1. sınıftakiler ikinci sınıfa geçecek ve neticede ikinci sınıfı açacağız. Öğretmen sayımız da 8'dir şimdi 16'ya çıkmamız gerekecek" dedi.

Kürtçe Öğretmenlerine Müjde

Mardin Üniversitesi'nde okuyan ve şu anda boşta kalan Kürtçe öğretmenlerinde zamanla ihtiyat duyulacağını anlatan Mezhar Aktaş, "Kürtlerin ilkokulları zamanla genişlediğinde pedagojik formasyonlarını tamamlamış donanımlı öğretmenlere ihtiyacımız olacaktır" şeklinde konuştu.
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner79