Öne Çıkanlar Önlem Almadan Çalıştı Gaziler Mühendisleri Hipodromda At Yarışları Başladı Kırtasiye

Silvan Pirema köyünde Kutlu Doğum coşkusu

Diyarbakır'ın Silvan ilçesine bağlı Sarıbuğday (Pirema) köyünde düzenlenen etkinlik yediden yetmişe köy halkının katılımıyla gerçekleşti.

Silvan Pirema köyünde Kutlu Doğum coşkusu
Peygamber Sevdalıları Platformu tarafından Pirema köyünde düzenlenen etkinlik, çevre köylerden gelen vatandaşların da katılımıyla büyük coşku içinde gerçekleşti.

Tüm köy halkının katılımıyla gerçekleştirilen etkinlik sonrasında büyük baş hayvan kesilerek katılımcılara yemek ikram edildi. Özlem Ajans sanatçılarından Özcan tarafından seslendirilen ilahiler etkinliğe renk kattı. 

Ahmet Batı'nın Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başlayan etkinlik, Mevlid-i Şerifin okunmasıyla devam etti. Programda bölgemizin tanınmış âlimlerinden Molla Kerbela Şanlı, Kürtçe bir konuşma yaptı.

'Peygamberimizi seviyorsak bu sevginin hayatımızda da belli olması gerekiyor'

Şanlı konuşmasında, 'Peygamber sevgisi sahabelerin sevgisi gibi olması gerekir. Sevgiye misal sahabelerin Peygambere olan sevgisidir. Önderlerimizin bir sözü var gönül sevgisi elin ve gönlün açıklığıyla belli olur.Eğer Peygamberimizi seviyorsak bu sevginin hayatımızda da belli olması gerekiyor. Giyim kuşamımızda, gidip gelmemizde uyku ve uyanıklılığımızda, örf ve adetlerimizde ve çocuklarımız arasında bunun belli olması gerekmektedir. Bilal-i Habeşi gibi Hz. Peygamberi (s.a.v) sevmemiz gerekir.

Hz. Bilal Peygamber Efendimizi o kadar severdi ki, ondan asla ayrılmazdı. Peygamber Efendimiz vefat ettiği zaman artık Medine Hz. Bilal için bir mana ifade etmiyordu. Medine onun gözünde siyahlaşmıştı. Bütün sahabeler de bu şekildeydi hatta bazı sahabeler O'nun vefatıyla Medine'yi terk ediyorlardı. Bunlardan bir tanesi de Bilal-i Habeşi'dir.

Hz. Bilal Medine'yi terk etmekle kalmayıp, ezan okumayı bile terk ediyor ve diyor ki, okuyacağım ezanı eğer Resulullah (sav) hayatta değilse ben o ezana ne yapayım. Medine sahabelerin gözünde kapkara oluyor. Hatta annemiz Hz. Fatıma Peygamber Efendimiz defnedildikten sonra şöyle söylüyor: 'Başımıza büyük bir musibet ve bela geldi. Eğer bu musibet gündüzün üzerine gelseydi gündüz gece olurdu'  ifadeleriyle üzüntüsünü dile getiriyordu.' Şeklinde konuştu.

Etkinlik, Medeni Bilmez Hoca'nın yaptığı kapanış duasıyla son buldu. Programdan sonra katılımcılara yemek ikramında bulunuldu.  (İLKHA)
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner79

banner154