Öne Çıkanlar Yeni Diyarbakırda 6 Bin Öğrenciye Ücretsiz Kurs Biraraya Ankara Yolcusu

Bakırhan: Sürek avı çözüm değildir

Demokratik Belediyeler Birliği Eşbaşkanı Tuncer Bakırhan, son dönemde DBP'li belediyelere yönelik baskılara, gözaltı ve tutuklamalara dikkat çekerek, sürek avının çözüm olmadığını söyledi.

Bakırhan: Sürek avı çözüm değildir
  Bakırhan, "Belediyelere kayyum atanması yoluyla bürokratlar belediyeleri yönetecekse, seçimlerin yapılmasının bir anlamı olmayacaktır. Böylesi bir uygulamada demokrasiden bahsedebilmek mümkün değildir" dedi.

Demokratik Belediyeler Birliği Eşbaşkanı Tuncer Bakırhan, son süreçte yaşanan gelişmelere ilişkin yazılı açıklama yaptı. Yaşanan savaşın Kürt sorununun geleneksel çözümsüzlük politikalarına havale edilmesinden kaynaklandığı belirtilen açıklamada, 2013 Newroz'unda adımları atılan demokratik çözüm sürecinden uzaklaşmış olmanın, son birkaç ayda ortaya çıkardığı sonucun ağır bir yıkım tablosu olduğu vurgulandı.

İfade ve örgütlenme özgürlüğünün, "kamu güvenliği" adına sınırlandırıldığı vurgulanan açıklamada, TBMM'nin işlevsizleştirilmeye çalışılarak, kürsü dokunulmazlığı mutlak güvencede olması gerekirken, düşüncelerinden dolayı DTK, HDP ve DBP eşbaşkanlarıyla birlikte kimi milletvekillerin dokunulmazlıkları kaldırılmak istendiği ifade edildi.


'Bir sürek avı başlatılmış'

Bütün göstergelerin özgürlüklerin hem yasal hem fiili olarak budandığı, sistemin gittikçe otoriterleştiği yönünde olduğunun vurgulandığı açıklamada, bu antidemokratik, baskıcı ve hukuksuz uygulamalardan en fazla etkilenenlerin başında DBP belediyelerinin geldiği belirtilerek, şu bilgiler paylaşıldı: "7 Temmuz 2015 tarihinden bu yana seçilmiş eşbaşkan ve meclis üyelerine yönelik adeta bir sürek avı başlatılmış durumda. 18 Eşbaşkanı ve 10 Belediye Meclis Üyesi yalnızca görüş belirttikleri için tutuklanmış, 2 Eşbaşkan hakkında ise denetimli serbestlik kararı verilmiş bulunuyor. Yine 10 Eşbaşkan ve 16 Meclis Üyesi de tutuksuz yargılanmakta olup, görevden uzaklaştırılmıştır. Bununla birlikte 6 Eşbaşkan ve 1 Meclis Üyesi hakkında ise yakalama kararı bulunuyor. Cizre Belediye Meclis Üyesi Abdulhamit Pomaç güvenlik güçlerinin açtığı ateş sonucu yaşamını kaybetmiş, Yüksekova İl Genel Meclis Üyesi Sibel Çapraz ise yaralanmıştır. Ayrıca çeşitli belediyelerde görev yapan 54 belediye çalışanı ise tutuklanmıştır. Sur, Kulp, Silvan, Edremit, Silopi, Bismil, Van Büyükşehir ve Cizre Belediyelerinin iş makinelerine el konulmuştur."

'Vesayet kıskacı daha da sıkılaştırılmaktadır'

 Siyasi iktidarın tutuklama ve iş makinelerine el koymak suretiyle belediyeleri iş yapamaz duruma getirmekle yetinmediği ifade edilen açıklamada, bir yandan vali ve kaymakamlar, "İş makinelerine keyfi şekilde el koymaya teşvik edilirken, öte yandan idari, mali ve siyasi vesayet kıskacı daha da sıkılaştırılmaktadır. DBP belediyelerine kayyum atamayı gündemine alması, itfaiyeleri merkezi bir çatı altında birleştirmek istemesi bu durumun göstergesidir" denildi.

'Demokrasiden bahsedebilmek mümkün değil'


Yerel yönetimlerle ilgili yapılacak her düzenlemenin, ülkede demokrasinin geliştirilmesine hizmet ettiği oranda sorunların çözümünün sağlanacağı belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi: "Günümüzde değişime ve demokratikleşmeye kapalı, tekçi, baskıcı, merkeziyetçi ve otoriter siyasal sistemlere karşı güçlü demokratik yerel yönetimler, gerçek bir demokrasinin temel taşları olarak görülmektedir. Dolayısıyla yerel yönetimler ve demokrasi ilişkisi her geçen gün daha da önemli hale gelmekte; yerel demokrasi ve demokratik yerel yönetim kavramları her geçen gün daha fazla tartışılmaktadır. Oysa bölgemizde yerelde halkın kendi kendini yönetmek için seçtiği organlar olan yerel yönetimlerin, antidemokratik yöntemlerle sınırlandırılması, onları seçen iradenin de gaspı olacaktır. Belediyelerimizi ötekileştirip ayrımcılığa tabi tutmakla, halkın ve seçilmişlerin iradesine müdahale etmekle büyük kırılmalara neden olacağını görebilmelidir. Belediyelere kayyum atanması yoluyla bürokratlar belediyeleri yönetecekse, seçimlerin yapılmasının bir anlamı olmayacaktır. Böylesi bir uygulamada demokrasiden bahsedebilmek mümkün değildir."

 'Yıkım tablosu ağırlaşıyor'

Tüm bu antidemokratik yönelişlerin, Kürt sorununda yaşanan çözümsüzlükten bağımsız olmadığı belirtilerek, sorunu derinleştirmek, büyütmek, üzerine ateşle gitmenin doğru olmadığı vurgulanan açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Ülkenin temel önceliği demokratikleşme ve toplumsal barışın kalıcı olarak tesis edilmesidir. Bunlar, yıllardır toplumun çok geniş kesimlerinin talepleri olmaya devam ediyor. Bu sorunların çözümünden uzaklaşarak, yapay gündemler etrafında antidemokratik yol ve yöntemlere yönelmek, sorunları dolayısıyla toplumun yükünü ağırlaştıracaktır. 2013 yılında geliştirilmeye çalışılan çözüm sürecinden uzaklaşılmış olmasının birkaç ayda yarattığı yıkım tablosu, çözümsüzlüğün derinleşmesi halinde daha da boyutlanarak ağırlaşacağı gerçeği görmezden gelinemez." (DİHA)
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner79

banner154